Anasayfa / Genel / BATMAN

BATMAN




BATMAN

 

YÜZÖLÇÜMÜ: 4.654 km²

NÜFUS: 406.000 (1997)

İL TRAFİK NO: 72

İLÇELER: Batman (merkez), Beşiri, Gercüş, Hasankeyf, Kozluk, Saso,Beşiri.

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Hasankeyf Köprüsü, Ulucami, Hızır Bey Camii, İmam Abdullah Zaviyesi, Malabadi Köprüsü, Kozluk (Hazo) Kalesi, İbrahim Bey Camii, Hallan Cemi Höyüğü, Hasankeyf Mağaraları, Hasankeyf Kanyonları, Hasankeyf’teki Yol Geçen Hanı, Hasankeyf Kalesi, Hasankeyf’teki 12 Mihraplı Mağara Mescidi, Mağara Kilisesi, Büyük Saray, Küçük Saray, 240 Basamaklı Kaya Merdiveni ile Kaleye Çıkan Gizli Yollar, Tarihi Su Yolları, Zeynel Bey Kümbeti, Koç Camii, Çiftyolu Minareler, Kale Kapıları, Sır Kapısı, Arkeolojik Kazı Alanları, Salahiye Bahçesi ve Şelalesi.

 

İl Kültür Müdürlüğü

Tel: (488) 213 90 84 – 213 21 06
Faks: (488) 213 90 83

Kültür Merkezleri

Tiyatro, konferans ve toplantılara yönelik 300 kişilik Salon
160 m²’lik Galeri ve Sergi Salonu
300 m²’lik Çocuk ve Yetişkinler Kütüphanesi
4 adet Sanat İşliği

Yazışma Adresi: Ziya Gökalp Cad. 1712 Sok.
No: 10 – 72060 Batman
Tel: (488) 213 30 21

Örenyerleri

Hasankeyf İlçesi Örenerleri
Hallan Çemi Höyüğü, Karatepe
Hırbı Lalo Höyüğü, Köyü Kozlu İlçesi
Neolitik-Hisar Köyü Gercüş

Önemli Günler

Batman’ın İl Oluşu
16 Mayıs

Hasankeyf-İmam Abdullahi Anma Haftası
Haziran Ayının ilk Haftası

Beşiri-Şeh Halil ve Zilanlıları Anma Günü
Mayıs Ayının Son Haftasının Perşembe günü

Nevruz Bayramı
21 Mart

Mahalli Düğünler
Ağustos-Eylül-Ekim Ayları

Gercüş-Seyit Bilali Anma Günleri
Vergili Köyü
Eylül Ayının ilk Haftası

Gezinti ve Şenlikler

Sosan İlçesi Meleto Yaylası Şenlikleri

Kır Gezintileri

Seyranlar

Helks Yaylası Şenlikleri
Kelha Rebeta Yöresi Gezintileri
Nisan-Mayıs Ayları

Resim: Batman Çayı Üzerinde Malabadi Köprüsü (1147)

 

GENEL BİLGİLER

Dicle’nin aktığı topraklarda zengin tarihi geçmişi koruyan Batman ve antik kenti Hasankeyf, bini aşkın mağaralarıyla, tarihsel anıtlarıyla bir doğa harikasıdır.

Av Turizmi

Kentte en çok avlanan hayvanlar tavşan, keklik, bıldırcın, toykuşu, tahtalı güvercin, yabani ördek, kaz, su samuru, sansar, porsuktur. Bunların dışında Raman dağında dağ koyunu, Kozluk-Sason ilçelerinde dağ keçisi bulunmaktadır

NE YENİR?

Bol yağlı et yemekleri, hamur işleri, yöreye özgün çorbalar, tiftik kıçıl denilen ve çamurdan yapılmış ocaklarda pişirilen tandır ekmeği ve taş ekmeği Hevranın tadına doyum olmaz.


NE ALINIR?

Dokumacılık, parlak ipek sim işlemeli kumaşlar, oya, dantel ve kanaviçe işlemeleri, yün patik, çeşit çeşit renklerde yöreye özgü motifli yün çorap çoraplar yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.

 

 

hasankeyf batman

HASANKEYF-BATMAN


Hasankeyf Batman il merkezine 37 km. uzaklıkta tarihi bir yerleşim birimidir. Kuzeyinde uzanan Raman sıra dağları ile güneyinde yer alan sıra dağlar arasındaki vadi içerisinde akan Dicle nehri kenarında
yer almaktadır.

1926 yılında Gercüş ilçesine Bucak olarak bağlanan Hasankeyf, Batman’ın il olmasıyla 18 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olarak Batman’a bağlanmıştır. Sanayinin gelişmediği ilçeden göç olmaktadır.GAP kapsamında yapımı programlanan Ilısu barajı suları altında kalacağına ilişkin bilgiler 35 yıldan beri ilçeyi yatırımlardan mahrum bırakır olmuştur. 21 köyün bağlı olduğu Hasankeyf’te yaygın olan dokumacılık sanatı da yok olmak üzeredir.

Vadi içerisinde oluşan verimli tarım alanları sera işletmeciliği için oldukça elverişlidir. Tarıma elverişsizalanlarda, meralarda hayvancılık yapılmakta , kış mevsiminde göçerlerin kışlağı olan ilçe toprakları bölgede süt ürünlerinin ucuz olmasını sağlar. Ayrıca Dicle nehrinde alabalık avcılığı yapılmaktadır.
İlçe merkezinde 4181, köylerde ise 7240 kişi yaşamaktadır.

HISN-KAYFA (HASANKEYF’İN) KISA TARİHÇESİ

Hısn-Kayfa, Dicle nehrinin güney sahilinde Diyarbakır’a su yolu ile 110, Cizre’ye 85 km. Uzaklıktadır. Hısn,kale-hisar anlamındadır. Sonradan kısaltılarak Hısn-Kayfa olmuştur, Cumhuriyetin ilanından sonra Türkçe
fonotiğe uydurularak Hasankeyf şeklini almıştır.

Şehrin kimler tarafından kurulduğu kesinlikle bilinmemektedir. Sadece ilk çağda “CEFA” adını taşıdığı ve bir Süryani Piskoposluğun merkezi olduğu bilinmektedir. İnşa edilidiği arazinin kolaylıkla işlenmeye
müsait olması yüzünden kasabanın çevresi mağaralarla doludur.

Hasankeyf İslam hakimiyetine girdikten sonra sırasıyla Abbasilerin, Hamdanilerin, Mervanilerin eline geçmiştir. Türkler tarafından Hasankeyf’in fethi 1071 Malazgirt Meydan Muhaberesinden sonra olmuştur.
Selçuklu Sultanı Alparslan’ın komutanlarından Artuk oğlu Sökmen, 1101 yılında burada ilk Urartu beyliğini kurmuştur. Tarihçiler bu devri HISN-KAYFA ARTUKLULARI olarak isimlendirmişlrdir.

Hasankeyf önce Artukoğullarına, sonra onların “AMİD” (Diyarbakır) ı fethetmeleri üzerine her iki ülkeye 130 sene başkentlik etmiştir.Bu devlet 1231-32 yılında yıkılana kadar şehri imar etmişlerdir. O devirde halen Dicle köprüsü, büyük ve küçük saray, kale kapıları ayakta kalan yapılardır. Artukluların burada para bastıkları ele geçen sikkelerden anlaşılmaktadır. Bu gün Hasankeyf’te harap bir şekilde gördüğünüz
kıymetli eserlerden bir çoğu Artukoğuları zamanının hatırasıdır.

232 yılında Eyyubi Hükümdarı el-Melik, el-Kamil şehri zaptederek Artukoğulları hakimiyetine son verdi.
Kendisi de 30 sene kadar hükümdar olabildi. Artık büyük Moğol akın başlamıştır. 1301 yılında Moğollar bu meşhur ve mamur şehri zaptederek yağma ve tahrip ettiler. Bu tahrip o derece ağır olduki, Hasankeyf bir daha eski halini bulamadı. Eyyubiler Moğolların istilası sırasında onlara tabii olarak yine devam etmiştir.

Bu gün Hasankeyf’te ayakta olan Sultan Süleyman Camii, Kale (Ulu) Camii, Koç Camii, El-Rızk Camii, İmam Abdullah Zaviyesi, Kızlar Camii bu devre ait yapılardır. Kısa bir zaman Akkoyunlu kakimiyetne (1461-1482)girdi. Bu gün Hasankeyf’te bulunan Zeynel Bey türbesi Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel Bey’e aittir. Akkoyunlulara ait Hasankeyf’teki tek eser budur. 1516 yılında tamamen olarak Osmanlı hakimiyetine girdi. Osmanlılar, şehri kısmen harap olmuş ve eski önemini kaybetmiş halde buldular.

 

HASANKEYF’TEKİ TARİHİ ESERLER

KALE

Dicle nehri kenarında 100 metre yükseklikte yekpare kaya kütlesi üzerinde yer almaktadır. zamanında Roma İmparatorluğunun en görkemli üslerinden biri olan kaleye 2 gizli ve 2 açık yol dışında ulaşmak mümkün değildir. kesin tarihi bilinmemektedir.

KALE KAPILARI

Aslanlı kapı olarak bilinen birinci kapı 1986 yılında düşen bir kaya kütlesi nedeniyle tahrip oldu.
Halk arasında Yılanlı Kapı olarak anılan ikinci kapı ise Hasankeyf’in en önemli eserlerinden biridir.

KÜÇÜK SARAY

Eyyubiler tarafından yapılmıştır. Kuzeye bakan pencerenin üzerinde yer alan iki arslan figürü, izolasyon amacıyla tavanda kullanılan küpçükler yapının dikkat çekici özelliklerindendir.

ULU CAMİ

Eyyubi döneminin en eski eseri olan Ulu Camii, 1325 yılında bir kilise kalıntısı üzerine inşa edilmiştir. kitabelerin yanı sıra iç mekanda alçı süslemeler vardır. yakın geçmişte kubbeleri çöken caminin avlusunda yüzlerce ton su kapasiteli sarnıç bulunmaktadır.

SU YOLLARI

Hasanleyf’te üç koldan su temin edilmiştir. Hasankeyf’in yaklaşık 10 km. kuzeydoğusunda bulunan Akyar(Marvani) köyünden şehre kanallar vasıtası ile su taşınmıştır. Yine Hasankeyf’in kuzeyindeki Karaköy
(Reşşi) köyü istikametinde bulunan “Ziha” vadisinden şehre su taşınmıştır. Bunun dışında Birleşik kaplar sistemi kullanılmıştır.

Diğer önemli eserler

El-Rızk Camii,
Büyük Saray,
Hasankeyf Köprüsü,
Sultan Süleyman Camiii,
Koç Camii,
İmam Abdullah Türbesi,
Zeynel Bey Türbesi,
Hamam, Mağaralar, Dicle Nehri,

HASANKEYF`TE YETİŞEN BİLGİNLER

1. Alaaddin Haskifi (1612-1677) Hanefi fıkhının temel eserlerinden olan “Dürrül Muhtarın ” yazarıdır.

2. Ebu Lutf Haskifi (…….-1455) Şafii mezhebi alimlerindendir. İsmi Muhammed b. Ali Mahsur b.Zeynel-Arap el-Haskifi El Makdisi’dir. Fıkıh, şiir ve arap edebiyatı alanında ileri derecede bilgi sahibi olup
Kudüs’te vefat etmiştir.

3. El- Hatip El Haskifi. (1068-1158) Hasankeyf’te büyüdü. Bağdat’ ta edebiyat derslerini gördükten sonra Şafii fıkhını öğrendi. Daha sonra Meya Farkin’e (Silvan) geldi ve orada müftü oldu. Aynı yerde vefat etti.

4. İbni Molla “Ahmet b. Muhammed Haskifi. (1531 – 1599) İbni Molla adı ile meşhurdur. Şafii alimidir.Halep’e yerleşti. Pozitif bilimleri tahsil etti. Halep yakınlarında eşkiyalar tarafından şehit edildi

5. Ebul İz El Cezeri
Hasankeyf’te öğretim görevliliği ve mühendislik yapmıştır. Günümüz kompitürün babası. Sibernetik ve oto
kontrol biliminin kurucusu sayılan El Cezeri mekanik ve otomasyon alanında 50 projesi mevcuttur. Projeleri
III. Ahmet Kütüphanesinde orijinal eseri olan “Kitap El Hilye vel Marife vel Hendesede” bulmak mümkündür.

Robot, otomotik abdest alma makinası, emme basma tulumbaları, kandil saatleri ve müzik çalan sazlar
kendi eserleridir. Amerikan Bostan Üniversitesi eserini 1974 te ingilizceye tercüme etmiş, İTÜ Teknoloji
Enstitüsü de projelerini uluslar arası sergilerde tanıtmaktadır. Günümüz de Amerikan ve alman
Üniversiteleri El Cezeri’ nin mekanik biliminden faydalanmaktadır.

NASIL GİDİLİR?

Genelde, kendisi ve çevresi çok zengin olan Mardin’de konaklamayı tercih edenler minibüs ile önce
Midyat sonra da Hasankeyf’e gitmeyi tercih etmektedirler.
Batman’dan ise yalnızca 30-40 km’lik bir mesafe olduğundan buradan da minibüs ile ulaşım son
derece kolaydır.

NEREDE KALINIR?

Hasankeyf’te, ne yazık ki, kalacak yer imkanı neredeyse hiç yoktur. Batman ya da Mardin’deki konaklama imkanlarından yararlanılıp, minibüslerle günü birlik ziyaretler yapmak genelde tercih edilmektedir. Ancak,seven ve alışık olanlar için çadır kurararak kamp yapmak da pek ala mümkündür ve bunun için bazı mağaralardan/oyuklardan yararlanmak dahi mümkündür.

NELER ALINIR?

Hasankeyf’te halen 3-4 tane kadar kalmış dokuma tezgahlarında üretilen ve nadiren bulunabilen‘Cav-Mebrum’ diye bilinen şeffaf kumaşı, çok zor ama, bulabilirseniz kaçırmayın. Bunun dışnda geleneksel oya işleri, kilimler gerçekten almaya değer. Batman’da, hala şanslı iseniz, yöresel gümüş işlere bakmadan geçmeyin. Mutlaka zevkinize uygun birşeyler bulacaksınız.

Ne Yenir?

Son derece küçük olan Hasankeyf’te yöre yemekleri hamur işleri, bol yağlı et yemekleri ve yöreye özgü hamur işleri yemek mümkündür. Yörenin taş ekmeği HEVRA’nın ise tadı bambaşkadır.

Yapmadan Ayrılma :

Buralara kadar gelmişken yalnızca Hasankeyf’le bırakma, Mardin’in eski sokak, çarşılarını, dini, tarihi ve mimari eserlerini, Midyat’ın son derece sevimli mimari ve insanlarını, Cendere Köprüsünün heybetini
görmeden dönme. Hele hele meşhur Mardin mutfağının, badem şekerinin ve cevizli sucuğunun tadına bakmadan oralara gitmiştim deme. Eh bir de MIRRA içtinmi bu gezinin tadı tamamlanmış olur.

SULAR ALTINDA HASANKEYF

Diclenin kıyısında, zamanında medreseler, rasathane, darüşşifa ve diğer eğitim kurumlarıyla bölgenin ilim ve kültür merkezi olan Hasankeyf, ulaşım yolları ve ticaret merkezlerinin yer değiştirmesiyle günümüzde önemini yitirmiştir.

İlçe, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle 1981 yılında bütünüyle sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. GAP projesi kapsamında bulunan Ilısu Barajı nedeniyle bu tarihsel yapılar bütünüyle sular altında kalacaktır.Bu konuda çalışmalar Kültür Bakanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

Tarihçe:Hasankeyf’in ne zaman kurulduğu tam olarak bilinememektedir.Şehrin jeopolitik yapısı çok eski bir yerleşim merkezi olduğu ihtimalini kuvvetlendirmektedir.Bugün bile zaman zaman bazıları mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağaralar, insanların çok eski çağlarda burada yerleştiklerini göstermektedir.

Mevcut bilgilere göre,Hasankeyf kalesinin kurulması,MS. 4′üncü yüzyıla rastlamaktadır.Bu yüzyıl ortalarında, Diyarbakır çevresini ele geçiren Bizans İmparatoru Konstantinos, bölgeyi korumak amacıyla iki sınır kalesi inşa ettirmiştir.Bu iki kaleden birisi Hasankeyf Kalesidir.

Kale,Sasanilere karşı siyasi bir önem kazanınca, daha sağlam bir şekilde yeniden tahkim edilmiştir.Hasankeyf, MS. 639 yılında Emeviler tarafından fethedilmiştir.Bu tarihten sonra;Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler ye Osmanlılar hakimiyet kurmuşlardır.Hasankeyf en parlak dönemini Artuklular döneminde yaşamıştır.Merkezde bu dönemden kalan pek çok tarihi eser mevcuttur.

İklim: Bölgeye hayat veren Dicle Nehri, yörenin iklimini de etkilemektedir.Nehir kış aylarının ılıman geçmesini sağlamaktadır. Ortalama sıcaklık 25° C olup en yüksek ortalama ısı 40-43° C, en düşük ortalama ısı 6-8° C arasında değişmektedir.

HASANKEYF CAMİİLERİ

Kaledeki Ulu Cami:Eyyubiler döneminde 14. yüzyılın ilk yarısında antik bir yapının kalıntıları üzerinde yapılmış, ancak sonraki dönemlerde de tamir gördüğü, değişikliklere uğradığı, üzerindeki kitabelerden anlaşılmaktadır.

El-Rızk Camii:Eyyubi Sultan Süleyman tarafından 1409 yılında yapılmış. Ancak günümüze sadece minaresi ve portal kapının yer aldığı kuzey cephesi kısmen ulaşabilmiştir. Minarenin üzerindeki yazılar, bitkisel süslemeler, minarenin iki yollu olması ve portal kapıdaki yazılar hayranlık verecek derecede güzeldir.

Koç Camii:Eyyubilere ait olduğu tahmin edilmektedir. Etrafındaki yapı kalıntılarından bir külliyenin içinde yer aldığı anlaşılmaktadır.

Kızlar Camii:Koç Camii’nin doğusunda yer almaktadır. Dört köşesinde birer anıt mezar olduğundan yapının bir anıt mezar olduğu bilinmektedir. Sadece kuzeydoğu köşesindeki mezar günümüze ulaşmıştır. Yapının kuzey cephesindeki süslemelerden yapının muhteşem olduğu tahmin edilmektedir.

HASANKEYF'TE GEZİLECEK YERLER

Kale Kapısı:Kaleye çıkan doğudaki merdivenin yolun başında yer almaktadır. Üzerindeki kitabeden Eyyubilere ait olduğu anlaşılmaktadır. Yolun üst kısmında yer alan diğer kapı ise kısmen yıkılmıştır.

Köprü:Ortaçağın en büyük taş köprüsüdür. Kesin olmamakla beraber Artuklular tarafından 12. yüzyılda yapıldığı söylenmektedir.

Büyük Saray:Kalenin kuzeyinde yer alan ve göçükler altında kalan sarayın kitabesi olmadığından kesin olarak ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Yapının özelliklerinden Artuklu eseri olduğu tahmin edilmektedir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!